nike майка женскаяфутболка с эквалайзером инструкциямайки эверластфутболка true norwegian black metalсшить юбку с футболкой
AHİR ZAMAN: Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin Çıkış Alametleri
Türk İslam Birliği
Hz. İsa Hz. Mehdi

AHİR ZAMAN: Hz. İsa ve Hz. Mehdi'nin Çıkış Alametleri

Ahiret İçin Şevkle Çaba Göstermenin Önemi

İman edenler gelmiş geçmiş tüm Müslümanlar arasında Allah'a en yakın insan olabilmek ve eni göklerle yer kadar olan cennete kavuşmak için yarışmalıdırlar. Çünkü Allah, Kuran ayetlerinde, iman edenleri Kendi rahmetine kavuşabilmeleri için büyük bir şevkle hayırlarda yarışıp öne geçmeye çağırmaktadır.

İnsanların büyük çoğunluğu, din ahlakını yaşama konusundaki şevksizliği sıradan bir durgunluk ve tembellik hali olarak algılar, dolayısıyla bu durumu telafi etmek için herhangi bir çaba harcamazlar. Bunun, kendilerini sonsuza kadar büyük bir kayba sürükleyebilecek, önemli bir eksiklik olduğuna ihtimal vermezler. Oysa Kuran'da bu hastalığa dikkat çekilmiş ve insanlar böyle bir tehlikeye karşı uyarılmışlardır. Çünkü insanların, şevksizliğin neden olduğu zararları ahirette bir daha telafi etme imkanları olmayacaktır. (En doğrusunu Allah bilir.) Bu kimselerin şevksizlikleri nedeniyle uğradıkları kayıplardan bazılarını özetlemekte fayda vardır.

Şevksiz Hareket Edenlerin Ne Tür Kayıpları Olur?

Yüce Allah'ın Desteğinden Mahrum Kalırlar

Kuran'da; "... Allah Kendi (dini)ne yardım edenlere kesin olarak yardım eder. Şüphesiz Allah, güçlü olandır, aziz olandır." (Hac Suresi, 40) ayetiyle de hatırlatıldığı gibi, Allah din ahlakına şevkle sarılanların, Allah'ın rızasını kazanmak uğruna canla başla çalışanların yardımcısıdır. Bu konuda isteksiz olan, ağırdan almayı ve geride kalmayı kazanç zanneden kimseler ise Allah'ın bu desteğinden mahrum kalırlar.

Açık Bir Akıl, Şuur ve Dikkate Sahip Olamazlar

Devamını oku...

Türk-İslam Dünyasını Temsil Edecek Bir Merkezin Gerekliliği

Bugün Türk-İslam dünyasının durumu değerlendirildiğinde ilk dikkati çekecek özelliklerden birisi, Müslümanların kendi aralarındaki iletişim kopukluğudur. Yakın geçmişte, İran-Irak Savaşı, Irak’ın Kuveyt’i işgali, Pakistan-Bangladeş Savaşı gibi Müslüman ülkeler arasında geçen savaşlar yaşanmıştır. Müslüman ülkelerde çoğunlukla etnik ve siyasi sorunlar nedeniyle yaşanan iç savaş ve çatışmalar da örneğin -Afganistan’da, Yemen’ de, Lübnan’da, Irak’ta veya Cezayir’de olduğu gibi- Müslümanlar arasındaki birlikteliğin olması gereken noktanın çok uzağında olduğunu göstermektedir. Türk-İslam dünyasının kendi içinde birlikteliğini sağlayamamış olması, bir çok Müslüman ülkenin geri kalmasına sebep olmuştur. Türk-İslam dünyası geniş maddi kaynaklarına ve insan potansiyeline rağmen bilimde, teknolojide, sanatta ve eğitimde istenen seviyeye gelememiştir.

Bu sebeple, Türk-İslam dünyasında ülkeler arasındaki kopukluğu giderecek, anlaşmazlıkları çözecek, sosyal, siyasi ve ekonomik işbirliğini sağlayacak bir merkeze şiddetle ihtiyaç vardır.

Devamını oku...

Kuran Çağımızı Aydınlatıyor

Kuran'ın Allah katından olduğunun ve insanlar tarafından bir benzerinin asla getirilemeyeceğinin pek çok delili vardır. Bu delillerden biri de, Kuran'daki ayetlerin içinde bulunduğumuz evrende her ayrıntısı ile var olmasıdır.

Bilim, içinde yaşadığımız maddesel dünyanın deney ve gözlem yoluyla incelenmesine denir. Elbette bilim bu incelemeyi yaparken, deney ve gözlem yoluyla elde ettiği verileri temel alarak, bu verilere bakarak sonuç çıkaracaktır. Bilindiği gibi bilimsel araştırmalardaki ilk adım bir "hipotez" (varsayım) belirlemektir. Bilim adamları inceleyecek oldukları konu hakkında ilk başta belirli bir varsayım ortaya atarlar. Daha sonra bu varsayım bilimsel verilerle sınanır. Eğer yapılan deney ve gözlemler varsayımı doğrularsa, varsayım yani ¨hipotez¨, "teori" olma yoluna girmiştir. Eğer hipotez yalanlanırsa, başka hipotezler denenir ve bu süreç devam eder.

Devamını oku...

Ahir Zamanda İnsanlara Gelen Büyük Bela: Sevgisizlik

Evrendeki tüm güzellikleri yaratan, güzelliğin ve mükemmelliğin esas sahibi olan Allah'tır. İnsana zevk veren her detay, Allah'ın üstün güzelliğinin, yarattığı varlıklardaki tecellisidir. Ruhun bu güzelliklerden heyecan duymasını ve sürekli güzel olanı aramasını sağlayan ise, Rabbimiz'in insanı yaratırken onun ruhuna ilham ettiği sevgi duyarlılığıdır. Diğer insanlardaki takdir edilecek mümin özelliklerini fark etmek ve bunlara daha güzeliyle karşılık vermek gibi, insanı diğer canlılardan ayıran pek çok üstün ahlaki özellik, sevmeye ve sevilmeye olan bu duyarlılıkla şekillenir.

İnsanın ruhundaki bu sevme ve sevilme eğilimi, bazı kişilerde diğerlerine göre çok daha güçlüdür. İnsanların bir kısmı, varlıklardaki sevilmeye layık özellikleri detaylı olarak teşhis edebilirler ve bu özellikler onların ruhuna derin bir zevk verir. Sevgi, şefkat ve coşku meydana getiren yönleri göremeyen ya da bunlara kayıtsız kalan kişiler ise daha donuk ve katı bir ruh hali içindedirler. Diğer bir deyişle, insandaki sevgi duyarlılığı, insanın ruh hali ve yaşadığı ahlak ile doğru orantılıdır. Dolayısıyla sevgiyi algılama ve yaşama şekli, insanın samimi olarak iman etmesine ve imanın getirdiği birer nimet olan gerçek anlamda iyi, şefkatli ve merhametli, akılcı ve güvenilir oluşuna bağlıdır.

Gerçek sevgiyi yaşayabilmek, dünya üzerinde insana verilmiş en büyük ve en güzel nimetlerden biridir. Ve bu nimet, Allah'ın samimi ve derin olarak iman eden kullarına bir lütfudur.

Devamını oku...

Hz. İsa'nın Yaklaşan Dönüşü

Hz. İsa'nın doğumundan Allah Katına yükselişine kadar her konuda, diğer insanlardan büyük farklılıklar gösterdiğine Kuran'da dikkat çekilmiştir. Herşeyden önce Hz. İsa, bilinen sebeplerin dışında bir yaratılışla doğmuş ve babasız olarak dünyaya gelmiştir. Ayrıca Kuran'da "Allah'ın kelimesi" ifadesi yalnızca Hz. İsa için kullanılmış, Allah Hz. İsa'nın ismini henüz dünyaya gelmeden bildirmiştir. Tüm bunlar, Hz. İsa'nın diğer insanlardan daha farklı bir yaratılışla yaratıldığını gösteren delillerdendir.

Hz. İsa hakkında doğruluğu kesin olan bilgiye ulaşabileceğimiz yegane kaynak, Allah'ın kıyamete kadar koruyacağını vaat ettiği Kuran-ı Kerim'dir. Allah Kuran'da, Hz. İsa'nın ölmediğini, göğe yükseltildiğini ve ahir zaman adı verilen kıyamet öncesinde yaşanacak olan dönemde ikinci kez dünyaya geleceğini haber vermiştir.

Kuran'da müjdelenen bu önemli konuyu iki bölüm halinde inceleyeceğiz. Bu yazımızda Hz İsa'nın hayatının sona ermediğini, gelecek yazımızda ise Hz İsa'nın yeryüzüne tekrar döneceğini Kuran-ı Kerim'deki delilleri ile sizlere açıklayacağız.

Devamını oku...

Page 1 of 40

  • «
  •  Start 
  •  Prev 
  •  1 
  •  2 
  •  3 
  •  4 
  •  5 
  •  6 
  •  7 
  •  8 
  •  9 
  •  10 
  •  Next 
  •  End 
  • »